English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



flank    • •    böğür    

the abdominal wall of an animal or carcass

bir hayvan veya karkasın karın duvarı


connective tissue    • •    bağ doku    

issue that connects, supports, binds, or separates other tissues or organs, typically having relatively few cells embedded in an amorphous matrix, often with collagen or other fibers, and including cartilaginous, fatty, and elastic tissues

genellikle kollajen veya diğer elyaflar ile nispeten az sayıda hücre yerleştirilmiş olan, diğer dokuları veya organları birbirine bağlayan, destekleyen, bağlayan veya ayıran, kıkırdaklı, yağlı ve elastik dokuları içeren doku türü



cleavage    • •    bölünme, yarılma    

division of cell

hücrenin bölünmesi



jack, jackass    • •    erkek eşek    

a male donkey

erkek eşek


afterswarm    • •    geç oğul    

swarms which leave a colony with a virgin queen, after the first (or prime) swarm has departed in the same season; afterswarms are also referred to as secondary or tertiary swarms.

bir sezonda ilk sürüden sonra, bir kraliçe ve bir koloni bırakan arı sürüleri, ikincil veya çüncül sürü de denir


debraining    • •    hissizleştirme    

a process of rendering poultry senseless at the time of slaughter

kanatlı kesiminde, boğazın kesilmesinden hemen sonra ağızdan bıçakla girilerek beynin vücutla irtibatının kesilmesi


cluck    • •    gıdaklama    

the characteristic short, guttural sound made by a hen

tavuğa has karakteristik kısa, gırtlak sesi, gıdak.


neigh    • •    kişneme    

a characteristic high-pitched sound uttered by a horse

atların çıkardığı ses


abiotic    • •    abiyotik    

physical rather than biological; not derived from living organisms

canlı organizmadan üretilmemiş, biyolojik olmayan


cereal    • •    tahıl    

a grain used for food, such as wheat, oats, or corn

buğday, yulaf veya mısır gibi daneleri yiyecek için kullanılan bitkiler



rib    • •    kaburga    

each of a series of slender curved bones articulated in pairs to the spine (twelve pairs in humans), protecting the thoracic cavity and its organs

önde göğüs kemiğiyle, arkada omurga kemikleriyle eklemleşerek göğüs boşluğunu çevreleyen ince kıvrık kemikler dizisinin her biri


veal    • •    dana eti    

meat of calve

genç sığır eti, dana eti


vas deferens    • •    vas deferens    

the duct that conveys sperm from the testicle to the urethra

spermleri testisten üretraya ileten kanal


free stall    • •    serbest durak    

a housing system for dairy cattle in which the barn is constructed with a series of stalls (one per cow) and in which the cow can choose in which stall she wishes to rest.

ahırın bir dizi bölmeyle (bir inek başına bir tane) inşa edildiği ve süt sığırları için kullanılan bir ahır sistemi


reticulum    • •    retikulum, börkenek    

the second stomach of a ruminant, having a honeycomblike structure, receiving food from the rumen and passing it to the omasum

ruminantlarda ikinci mide, bal peteği görünümlü iç yüzeyi vardır. işkembeden sonra besinler buraya geçer.


fore-saddle    • •    kaburga bölgesi    

the portion of the carcass anterior to the 12th rib.

karkasta 12. kaburganın üzerinde kalan parça


lay    • •    yumurtlamak    

coming out of an egg from the fowl

yumurtlamak


comfort zone    • •    termal konfor bölgesi    

the thermoneutral zone or temperature range in which animals maintain their body temperature within the thermal range without expending any extra energy.

hayvanların fazladan enerji harcamadan vücut ısısını optimum sınırlarda tutabildiği sıcaklık aralığı.


filly    • •    kısrak    

a young female horse

genç dişi at


breeder    • •    damızlık hayvan    

a male or female kept for reproduction.

sürüde yeni hayvan üretimi için damızlık olarak ayrılmış erkek ya da dişi hayvanlar


goose    • •    kaz    

a large waterbird with a long neck, short legs, webbed feet, and a short broad bill

uzun boyunlu, perde ayaklı evcil bir su kuşu



cryogenic freezing    • •    kriyojenik dondurma    

freezing of food products by immersing them in liquid nitrogen.

gıda ürünlerini sıvı azotla çok ani olarak çok düşük sıcaklıkta dondurmak


antibody    • •    antikor    

a blood protein produced in response to and counteracting a specific antigen. Antibodies combine chemically with substances that the body recognizes as alien, such as bacteria, viruses, and foreign substances in the blood.

belirli bir antijene tepki olarak bağışıklık sistemi tarafından üretilen kan proteini


donkey    • •    eşek    

a domesticated hoofed mammal of the horse family with long ears and a braying call, used as a beast of burden; an ass

ata benzeyen uzun kulaklı bir hayvan



bacteria    • •    bakteri    

a member of a large group of unicellular microorganisms that have cell walls but lack organelles and an organized nucleus, including some that can cause disease.

tek hücreli canlılar grubunun geniş bir ailesi. hücre duvarı olan, bazı türleri hastalık yapan ve organize bir çekirdeği bulunan tek hücreli mikroorganizmalar.