English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



carbohydrate    • •    karbonhidrat    

a biological molecule consisting of carbon, hydrogen and oxygen atoms, usually with a hydrogen–oxygen atom ratio of 2:1

genelde 2:1 hidrojen/oksijen oranı ile, karbon, oksijen ve hidrojenden oluşan biyolojik moleküllerin genel adı



bedding    • •    altlık    

material scattered on the floor of a poultry house or barn to absorb moisture and manure

hayvanların kaldığı yerin altına serilmiş, nemi ve dışkıyı emmeye yarayan materyal


boar odor    • •    domuz kokusu    

An distinctive odor associated with meat from intact adult male hogs.

Sağlam yetişkin erkek domuz etinde hissedilen belirgin bir koku.


femur    • •    femur, uyluk kemiği    

the long bone in the hind leg that articulates with the pelvic bone and the tibia and fibula

arka bacaktaki uzun kemik. kalça kemiği ve baldır kemikleri (tibia ve fibula) arasında eklem yapar



doe    • •    dişi tavşan    

a female rabbit or deer

dişi tavşan ya da dişi geyik


breeding    • •    hayvan ıslahı    

the mating and production of offspring by animals.

hayvanların kontrollü olarak çiftleştirilip üretilmesiyle belirli karakterlerin belirgin hale getirilmesi


hen    • •    dişi hindi    

a female turkey

dişi hindi


break joint    • •    epifizyel kıkırdak    

The epiphyseal cartilage at the distal end of metacarpal bones is used to classify carcasses as lamb.

Metakarp kemiklerinin distal ucundaki epifizyel kıkırdak, karkasların kuzu olarak sınıflandırılması için kullanılır.


cardiac muscle    • •    kalp kası    

Muscle that is striated and has involuntary nervous system control. The nucleus is located in the center of the muscle fiber. The muscle fiber exhibits rhythmic contractility and is found exclusively in the heart.

Çizgili ve istemsiz sinir sistemi kontrolü olan kas. Çekirdek, kas lifinin merkezinde yer alır. Bu kas lifi ritmik kasılma gösterir ve yalnızca kalpte bulunur.



fisting    • •    yumrukla yüzmek    

removing the pelt from a carcass by using a fist to separate the pelt from the fell membrane

karkastan deriyi ayırmak için yumruk kullanma, yumruğu bastırarak yüzme


blood    • •    kan    

the red liquid that circulates in the arteries and veins of humans and other vertebrate animals, carrying oxygen to and carbon dioxide from the tissues of the body.

omurgalılarda dolaşım sisteminde dolaşan, dokular arasında besin, oksijen ve karbondioksit taşıyan kırmızı sıvı



buck    • •    erkek tavşan    

a male rabbit

erkek tavşan


horse    • •    at    

a solid-hoofed plant-eating domesticated mammal with a flowing mane and tail, used for riding, racing, and to carry and pull loads.

ulaşım, yarış ve yük taşıma için kullanılan, yelesi ve uzun kıllardan oluşan bir kuyruğu olan iri bir otçul hayvan



flesh    • •    et    

the soft substance consisting of muscle and fat that is found between the skin and bones of an animal

hayvanın derisi ile kemikleri arasında bulunan kas ve yağdan oluşan yumuşak madde, et



fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


sheep    • •    koyun(lar)    

a domesticated ruminant animal with a thick woolly coat and (typically only in the male) curving horns. It is kept in flocks for its wool or meat, and is proverbial for its tendency to follow others in the flock

kalın yünlü bir postu olan, spiral boynuzlu, geviş getiren, eti ve sütü için beslenen evcil bir hayvan



antiseptic    • •    antiseptik    

preventing the growth of disease-causing microorganisms.

hastalık yapan mikroorganizmaların gelişimini önleyen madde, dezenfektan


rumen    • •    rumen, işkembe    

the first stomach of a ruminant, which receives food or cud from the esophagus, partly digests it with the aid of bacteria, and passes it to the reticulum

ruminantlarda birinci mide, işkembe. bakteriyel sindirimin gerçekleştiği yer.



essential amino acids    • •    esansiyel amino asitler    

amino acids required by animals but not synthesized by them

hayvanların ihtiyaç duyduğu ancak vücutlarında sentezleyemedikleri amino asitler


gestation crate    • •    gebe bölmesi    

a stall for housing an individual animal during pregnancy

gebe hayvanın barındırılması için ayrılmış bölme


gene    • •    gen    

the particular nucleotide sequence of a chromosome segment which influences development of a specific characteristic

kromozom üzerinde özel bir karakteri barındıran nükleotid dizisi


antimicrobial    • •    antimikrobiyal    

germicide, disinfectant

mikroorganizma öldürücü


anaerobic    • •    anaerobik, oksijensiz    

(of an organism or tissue) living in the absence of air or free oxygen

bir organizma veya dokunun havada serbest oksijen olmaması durumunda yaşaması


diaphragm    • •    diyafram    

a muscle and connective structure that separates the abdominal and thoracic cavity

göğüs ve karın boşluklarını ayıran ince zar şeklinde bir kas tabakası


ram    • •    koç    

an uncastrated male sheep

kastre edilmemiş erkek koyun, koç