English Vocabulary of Animal Science and Agriculture

İngilizce - Türkçe Zootekni ve Tarım Terimleri Sözlüğü



poult    • •    palaz    

a young domestic turkey or chicken

hindi yavrusu, hindi palazı


coccidiosis    • •    koksidiyoz    

a parasitic infection that causes bloody diarrhea and sudden death in animals

hayvanlarda kanlı ishal ve ölüme yol açan paraziter bir hastalık


cholesterol    • •    kolesterol    

a compound of the sterol type found in most body tissues, including the blood and the nerves

kan ve sinirler dahil olmak üzere birçok vücut dokusunda bulunan sterol türünün bir bileşimi



chevon    • •    keçi eti    

the flesh of goats as food; goat meat

keçi eti, keçinin besin olarak kullanılan eti


testicles    • •    testisler    

either of the two oval organs that produce sperm in male mammals, enclosed in the scrotum.

erkek memelilerde sperma üretimini yapan iki testisin çoğul adı


afterswarm    • •    geç oğul    

swarms which leave a colony with a virgin queen, after the first (or prime) swarm has departed in the same season; afterswarms are also referred to as secondary or tertiary swarms.

bir sezonda ilk sürüden sonra, bir kraliçe ve bir koloni bırakan arı sürüleri, ikincil veya çüncül sürü de denir


afterbirth    • •    plasenta, eş    

the placenta and fetal membranes discharged from the uterus after the birth

doğumdan sonra rahimden atılan plasenta ve fötal membranlar


acclimatization    • •    iklime alıştırma    

the process in which an individual organism adjusts to a change in its environment

bir organizmanın çevresel değişikliklere alış(tırıl)ması


churning    • •    çalkalamak    

agitate milk or cream in a machine in order to produce butter

süt veya kremadan tereyağı üretmek için çalkalama işlemi


glycogen    • •    glikojen    

polysaccharide of glucose found in the muscle and liver of living animals

canlı hayvanlarda kaslar ve karaciğerde bulunan glikoz polisakkaridi


dehydration    • •    dehidrasyon, su kaybı    

removal of water from a tissue or organ or an organism

bir organizmadan veya bir organdan, dokudan suyun uzaklaş(tırıl)ması


boar    • •    erkek domuz    

a male pig

erkek domuz


calf    • •    baldır    

the part of the back leg between the knee and the foot

arka bacağın diz ve ayak arasındaki bölümü


bull    • •    boğa    

a male cattle that can be used for breeder

kastre edilmemiş, damızlıkta kullanılabilecek erkek sığır



lay    • •    yumurtlamak    

coming out of an egg from the fowl

yumurtlamak


acetonemia    • •    ketozis    

a condition characterized by raised levels of ketone bodies in the body

karbonhidrat metabolizmasının bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, genellikle subakut ve kronik seyirli bir hastalıktır


curing    • •    salamura, tuzlama    

adding salt to meat for the purpose of preservation

eti koruma amacıyla tuzlayarak saklamak


joint    • •    eklem, mafsal    

a structure in the human or animal body at which two parts of the skeleton are fitted together.

insan ve hayvan vücudunda iskeletin iki parçasının birleştiği bölüm



barrow    • •    hadım domuz    

a castrated boar

kastre edilmiş erkek domuz


foaling    • •    atın doğurması    

the act of giving birth to a foal

bir atın tayını doğurması işlemi


vagina    • •    vajina, döl yatağı    

the muscular tube leading from the external genitals to the cervix of the uterus in female mammals

dişi memelilerde çiftleşme sırasında penisin yerleştiği ve sperma sıvısını bıraktığı kanal şeklinde organ



beehive, bee hive    • •    arı kovanı    

a structure in which bees are kept, typically in the form of a dome or box

arıların barındı(rıl)dığı, genellikle kutu veya kubbe şeklinde olan yapı



fat thickness    • •    yağ kalınlığı    

refers to the thickness of subcutaneous fat

hayvanlarda cilt altı yağ kalınlığını ifade eder


buck    • •    koç    

a male sheep

erkek koyun, koç



broil    • •    ızgara    

cook (meat or fish) by exposure to direct, intense radiant heat.

etin doğrudan ateşe temas ederek pişirilmesi